Konfor Alanından Çıkmak

 

Merhaba Çok Değerli Keşif Yolcusu,

Son iki yılda neler oldu neler… Ben kendi adıma konforlu, güvenli bulduğum alanımdan çıktım ve kendim için çok riskli ve büyük bir adım attım ve tam da bu sayede bu yazıyı okuyorsun. Ve fakat bunu yapmam tam dört yılımı aldı… yani değişim, karar almak hiç de kolay değil. Bu ister iş, ister ilişki, ister kilo vermek olsun hiç fark etmez hatta benim için ilişkilerimi bitirmem çok daha kolay olmuştur.

Yukarıdaki şekil aslında konunun tam bir özeti. Kırmızı alan kendini konforlu ve güvende hissettiğin yer, bu belki de bedenin, belki de işin, evin, ilişkin… bugüne kadar hiç olmadığın bir başka bedeni, evi, işi, partneri ya da yalnız olmayı bilmediğin için sana bu bilinmezlik korkutucu gelebilir. Çok da haklısın kesinlikle korkutucu zaten insan bilinmeyenden doğası gereği korkar ve oradan çıkmamak için türlü bahaneler üretir. Mesele neler mi üretir, kendimden örnekler verebilirim;

  • Ben bedenimi böyle seviyorum, hem kıyafetlerimi değiştirmek büyük masraf olacak,
  • Kendime özel yemekler hazırlayamam öyle özel alışveriş, yanında yemek taşımak falan hiç benlik değil,
  • Annem, babaannem, anneannem her işimi yapıyor, yalnız yaşasam her şeyin sorumluluğunu almam gerekecek,
  • Yani işimi seviyorum, maaşım iyi şimdi yeni ortam, yeni sorumluluklar, yeniden bir yöneticiye kendini kanıtla falan ooofff çok zor ben kalayım yine işimde,
  • Partnerimle sorunlarımızı yok değil ama iyi bir insan aslında, biraz para yönetimi kötü ve çok dobra olabilir ama biliyorum benim iyiliğimi istiyor, biliyorum söylemese de beni çok seviyor.

Bu liste uzar da gider … yani demem o ki bahane bulmak konusunda master yapmış olabiliriz o güvenli alandan çıkmamak için. Peki seninkiler neler hadi sen de yaz, yaz ve gör senin kaçış cümlelerin, bahanelerin neleri içeriyor.

İşte bu aşamayı fark ettin ve adım atmaya karar verdin ve işte o minik adımı attın belki bir eğitime gittin, belki ev baktın, belki tek bir öğününde bedenine iyi gelecek bir gıdayı ekledin hiç fark etmez, önemli olan o ilk adımı atmandı. Evren hareketi sever ve ilk adımı atman ikincisinin geleceğine olan inancını destekler. Sonra sana yapılmasını istemediğin şeyler ve söylenen sözlere tepki verirsin ya da hayır demeye başlarsın yapmak istemediklerine ya da yemek istemediklerine evet-hayır seçeneğinin olduğunu hatırlarsın. İşte o ilk hayır var ya ya da yapmak istemiyorum şu anda demen… karşındakinin bir şaşkınlık hali ve arkasından hayırdır ne oldu ki iyiydik biz, niye böyle tepki verdi ki şimdi, hiç onluk değil bu hareketler düşüncelerinin geçtiği evre ve sonra karşındaki bir kendine gelir hemen değilse de birkaç gün içinde ya sana ya çevrene çok değişti bu Buket der. İşte evren hareketini sürdürür ve ben bu ilk hamleyi yaptığımda bir aydınlanma yaşamıştım çaresiz değilim çare benim ve benim seçimlerimmiş…Konfor alanımdan çıkmak için ne yapabilirim dedim. İşte sana bu konuda neler yaptığımı anlattığım 21 günlük yazılarım var ve onlara benzer içerikleri çok yakın zamanda Podcast ve YouTube serisi olarak dijital platformlarda göreceksin.

Neyse tekrar konumuz dönecek olursak eğer burada sonra kendini geliştirme, yeni yollar arama ve sorunu tanımladıktan sonra çözme aşamasıdır. Örneğin kilo vermek için diyetisyene başvurmak, ilişkini bitirmek için önce partnerinle konuyu konuşmak ve varsa çözüm yolları aramak, işte yöneticinle ne düşündüğünü paylaşırken bir yandan yeni opsiyonları araştırmak gibi. Benim bu kararlarımı alırken severek okuduğum ve bana motivasyon kaynağı olan Simyacı kitabını sana öneririm. Kitapta sen yola çıkarsan ve çabalarsan tüm evren sana yardımcı olmak için hep seçenekler, yeni yollar çıkarır der özetle ve öyle de oldu. Eskilerin dediği gibi bir kapı kapanır on kapı açılır yeter ki sen o kapıyı kapat yani karar ver ve harekete geç. Şimdi diyeceksin ki Buket ne anlatıyorsun diyetisyen misin koç musun, haklısın da merak etme konuyu oraya bağlayacağım:) zaten bu güvenli alan mevzu  her konu için aynı şekilde işliyor. Burada sana anlatacağım şeyler de aynı şekilde işleyecek zaten …

  1. Kelimelerin gücü: Çok önemli bir konu aslında ve hep göz ardı edilir aklımıza geleni kendimize söyleriz, karşımızdakine olduğumuz kadar şefkatli olsak her şey nasıl da faklı olurdu. Bir yerde okumuştum insanoğlu ağzından çıkanın gücünü bilse nasıl da farklı konuşur diyordu. Kesinlikle buna inanıyorum ben ve başıma da geldi hatta iki kere 🙂  Aralık 2017 ve 2018’de çok şükür kazasız belasız atlattım dedim ve bam arabama vurdular… ya da neyi istemiyorum diye tanımlarsan o istemediğin şey olur çünkü bilinç olumsuzluk ekleriniz tanımaz. O nedenle neyi istiyorsan lütfen onu söyle. Örneğin şişman olmak istemiyorum yerine artık daha sağlıklı olmak istiyorum ya da yalnız olmak istemiyorum yerine karşılıklı sevi ve saygı, onay ve kabulün olduğu tutku dolu bir ilişki istiyorum. Ya da işinle, evinle ilgili ne istiyorsan onu adlandır, söze dök, yaz bir deftere de göreceksin ki önüne fırsatlar gelecek sen çabana devam edersen. Bedenin için daha iyi besinleri seçmeyi tercih ediyorum dedikten sonra seçtiğin gıdalarla bedenini dinlemeyi sürdürürsen açım dediğinde sana onu dinlersen zaten bedenin üzerindeki fazlalıkları bırakacak. Önce kendine güven!
  2. İmajinasyon: Gözlerini yavaşça kapat ve olmayı hayal ettiğin seni, içinde bulunmayı istediğin bedeni, iş yerini, evini oradaymış, oymuşsun gibi hayal et ve beş duyunu da ekle bu ne demek örneğin ne giydin, nasıl bir ruj sürdün, rujunun tadı var mı , hangi kokuyu sıktın , üzerindeki elbisenin kumaşı nasıl dokun, hisset ; havadaki rüzgarı, sıcağı, ışığı güneşi, topuklu ayakkabının sesini… yani her ayrıntıyı sanki orada o anda sen varsın gibi düşün, orada ol. Bilinç altındaki sihri kullan o hayalle gerçeği ayırt edemez sen de ona oradasın hissini yaşat inansın ve bunu sana yaşatmak için müthiş enerjisini yaysın. İzin ver kendine sen bunu hak ediyorsun. Hadi kendine söyle; Ben…ismin …………………….. hak ediyorum.
  3. Hatırlatıcı: Sana her seferinde imajinasyonunda yarattığın yaşamak istediğin, olmak istediğin seni, yeri hatırlatan bir bileklik, yüzük vb bir şey olsun ve onu hep üstünde taşı. Bunla ilgili başka çalışmalar da var ve fakat ben bilmediğim için bu kadarında kalıyorum. Önemli olan seni tekrar oraya götürmesi bu hatırlatıcının mesela eski bir fotoğrafa bakarsın ve o ana sanki ışınlanırsın ya işte öyle bir şey yaratmasını istiyoruz bu hatırlatıcıdan.

Bana iyi gelenleri ve nasıl konfor alanlarımdan çıktığımı sana özetlemek istedim. Sana da iyi gelmesi niyetiyle bırakıyorum. Eğer soru sormak, destek almak istersen bana iletişim bölümünden ya da whatsapp mesajlaşmadan ulaşabilirsin. Sevgiyle…

 

Bu yazıyı yazarken Spotify’da You Say, Piano Guys çalıyordu ve çok iyi geldi sen de dinlemek istersen diye buraya bıraktım. Tam da yazdığım konuydu Kelimelerin gücü… evren bana mesajımı yolladı sen de bak bakalım sana ne geliyor ya da geldi.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

tr_TRTurkish